Rojda Yakışıklı Cinayeti: 3 Sanık İçin Ağırlaştırılmış Müebbet Hapsi İstendi

Rojda Yakışıklı Cinayeti: 3 Sanık İçin Ağırlaştırılmış Müebbet Hapsi İstendi

8 Haziran 2026 tarihinde, Rojda Yakışıklı cinayetiyle ilgili önemli bir gelişme yaşandı. Olay, 27 Aralık 2025 tarihinde Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Beybulak Mahallesi’ndeki Sarıkaş mezrasında gerçekleşti. Ailesi tarafından kayıp olarak aranan Rojda Yakışıklı’nın yaşamını yitirdiği ve cesedinin bir dere yatağına gömüldüğü tespit edildi. Soruşturma kapsamında, Rojda’nın birlikte yaşadığı Okay Gür, Barış Dorğun ve Ömer Dorğun gözaltına alınıp tutuklandı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, tutuklu sanıklar hakkında ‘İştirak halinde kadına karşı kasten öldürme’ suçlamasıyla bir iddianame hazırladı ve bu iddianame Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

İlk olarak suçlamaları reddeden Okay Gür, gözaltına alındığında, eşinin kayıp olduğunu ileri sürdü. Ancak, kendisine cinayetle ilgili fotoğraflar gösterildiğinde itiraf etti. Gür, mahkemeye verdiği ifadesinde, cezaevinden çıktıktan sonra Rojda ile sorunlar yaşadıklarını belirtti. Olay günü yaşanan tartışmayı anlatan Gür, Rojda’nın kendisine “Gitmezsen karakolu ararım, tekrar cezaevine girersin” dediğini söyledi. Gür, ardından gözünün döndüğünü ve Rojda’yı ip ile boğduğunu ifade etti.

Gür, cesedi bir aracın bagajına koyduğunu, garajdan bir kürek alarak dere yatağına gömüldüğünü ve olaydan sonra üzerindeki kıyafetleri yaktığını aktardı. Ayrıca, küreği hatırlamadığı bir bahçeye attığını öne sürdü.

Barış Dorğun’un ifadesinde, ilk başta olayla ilgili bilgisi olmadığını söylediği, ancak daha sonra Okay Gür’ün kendisine Rojda’yı öldürdüğünü ve gömdüğünü söylediğini belirtti. Dorğun, “Kimseye anlatmamam için 1 milyon TL vereceğini söyledi” dedi.

Ömer Dorğun ise, Okay Gür’ün kendisini arazi satışı için çağırdığını, olayla bir ilgisi olmadığını savundu. Oğluna ait aracın Okay Gür tarafından kullanıldığını doğruladı, fakat cenazeye gittiklerini ve durumu bilmediğini iddia etti.

Savcılık değerlendirmesinde, sanıkların çelişkili ifadeler verdiği, Barış Dorğun’un cesedin yerini tam olarak göstermesinin dikkat çekici olduğu belirtildi. İddianamede, Rojda’nın gömülü olduğu yerin yerleşim alanından uzak bir bölge olduğu, bu durumun Barış’ın beyanlarıyla örtüşmediği ifade edildi.

İlk duruşma 11 Eylül’de başlayacak ve tüm deliller, tanık beyanları, HTS kayıtları ve olay yeri inceleme tutanakları mahkeme önüne sunulacak.

Author: Elif Çelik