Mitolojide Avrupa’nın Türklerden aldıkları… Avrupa’da Türk imgesi

Ruhbilim aleminin en önemli ustalarından Carl Gustav Jung’un üzerinde çok durduğu “Arketip” kavramıyla Avrupa halklarının “kollektif bilinçaltı”na iniyoruz. Aslında benim görüşüme göre “bilinçaltı” diye bir şey yok. İnsan bilincinin ilkel, kaba alt bilinç katları var. Ve o bunun pekala farkında. Kişisel veya toplumsal boyutta yaptıklarının sorumluluğundan kurtulmak için “bilinçaltı” bahanesi uyduruyor. Her neyse ve buna rağmen Jung usta ile görüşlerimiz bazı noktalarda örtüşüyor. Academia.edu’daki son makalemde pek çok arketip, başka deyişle ruhsal imge üstünde duruyorum. Excalibur ve Kral Arthur’un Türkik özü, ilk Britanya kralları, Germen ve İskandinav efsaneleri… Kurt Ana figürü… Haç, gamalı haç ve orak-çekiç… Noel Baba ve Ayaz Ata… Hepsinden genetik akrabalığa paralel olarak eski Türk kültürü ve Türkçe fışkırıyor. ‘Arketip’ ve ‘Saga’ sözcükleri bile doğrudan Türkik.

Excalibur, yani efsanevi Kral Arthur’un efsanevi kılıcı, dış kaynaklara göre İrlanda, Kelt dili kaynaklı. Kökü Caledvwlch, Caladbolg’a dayanıyor. Zavallı Batılı etimologlar, Türkçe bilmiyorlar. Bildikleri kadarını gizlemek için yoğun çaba sarf etmek, Türkik köklerin yerlerine ıkınarak bir şeyler uydurmak zorundalar. ‘Calad’ Türkçe ‘kılıç’tır. ‘Kıl’ (kesme) kökünden gelir. Latinceye ‘gladyo’ şeklinde geçmiştir. Fince ‘kalpa’. Dış kaynağın saçma açıklamasında bahsedilen kökler bile her yolun Roma’ya çıkması gibi yine Türkçeye çıkar: Callus < kalın; belly < bel; hard < kartı, sert…

Amerika’da yaşayan bağımsız dilbilimci ve Türkolog Norm Kisamov’a göre ‘King Arthur’ aslında ‘Kengu Artur’dur. Kengu, yani Türkçe kengeş > kongre > congress ile seçilmiş kral. ‘Yuvarlak masa şövalyeleri’ diye bilinen yapı aslında onu seçen kongredir. ‘Artur’ ismi Türkçedeki tüm anlamları ve ekleriyle saf Türkiktir. ‘Artur’ Türk kültürünün bir göstergesi olan bir ‘kurgan’da gömülüdür. Oğullarından birinin adı ‘Amr’dır. Eski Türkçe ‘amr, amrak’ (sevgi, sevgili) > amor. King Arthur’un başka bir oğlunun adı ‘Duran’dır. Tüm harfleri ve tüm anlamıyla Türkik bir isim. Türklerde Artur’a benzeyen başka isimler de vardır ve yine aynı kökten gelir. Artuk Bey: Kudüs valisi bir Selçuklu komutanı (ölümü 1091). Türkçe ‘art’: Çoğalmak, geriye kalmak, geriye kalan, arka, dağ geçidi. Bu anlamda “Artuk” ismi ve keza “Arthur” soydan geriye kalan anlamına gelmelidir. Maxim Gorki’nin romanı “Artamonovlar” da Türkik bir adla ilgili olmalıdır.

Britanya Krallarının Türkik Kökleri

Geoffrey of Monmouth adlı bir ortaçağ İngiliz yazarı ki Kral Arthur efsanesinin de yaratıcılarındır, “Britanya Krallarının Tarihi” adlı yapıtında İngiliz kral soyunun Troya sürgünü Brutus adlı bir kahramana dayandığını anlatır: İngiliz Kralları Troya -ve Etrüsk- soyundandır. Bu Türkik köklerinin başka bir şekilde itirafıdır. Brutus’un bir oğlunun adı ‘Kamber’dir. Bu bir Türkik Arabik addır ve Kambria bölgesinin ismi ondan gelir. Hükümdar soyundan başka birinin adı ‘Gurgustius’tur, o da yaygın bir Türk ismi ‘Korkut’dur. Brutus Troyalı kahraman ‘Aeneas’ın soyundan gelir. Bu da Türkik Eney adıyla örtüşür (Ç. Garaşarlı). Ve ‘Enis’. “Druidler”den daha önce söz edildi. Efsanevi kelt rahipler. Batılı kaynaklara göre anlamı kalıcı, sağlam olmaktan ve ağaçtan gelir. Durable, tree… Turkish ‘Dur-mak’: kalıcı olmak, durable < durabilir; tree < terek

Odin ve İskandinav Mitolojik Kurtları

Türk mitolojisinde kurt kutsaldır. Çünkü bir dişi kurt soyu kurtarmıştır. Başka bazı kavimlerde de kurt ana, kurt kardeşliği, kutsal kurt figürü bulunur. Ama her kavimde değil. Elbette bu bir rastlantı değil, belli bir soy bağını gösterir. Neden at veya ayı veya pars değil de kurt? Bir de kartal vardır belli Türk boylarında kutsal. Türkik kartal kabartmalarına milattan önceki yüzyıllarda rastlanır. Çift başlı kutsal kartal Hititlerde ortaya çıkar ilkin. Selçuklu Türklerinde yaygındır (MS 1100’den itibaren). Artuklu beyliği çift başlı kartal simgeli para bastırmıştır.

Kutsal kurdu ve kurt anayı biz Etrüsklerde ve Roma’da görürüz. Remus Romulus efsanesi. Ne rastlantıdır ki Türklerin hayali efsanevi kutsal yurdu, yüksek, tepelik ‘Ötüken’ yurdu, Roma şehrinde Vatikan’a dönüşmüş olarak karşımıza çıkar.

Germen – İskandinav mitolojisinin büyük Tanrısı Odin’in yanında onu ve diyarını koruyan iki Tanrısal kurt tasvir edilir. Geri ve Freki. Biri kır, öteki boz-kara iki kurt. Burada ‘Geri’ denilen beyaz kurt Türkçe “Kır Kurt”tur. ‘Freki’ ise ya ‘Barak’ olmalı (kara boz renkli çok kıllı iri köpek) ya da doğrudan ‘böri’. ‘Barak’ aynı zamanda kutsal köpektir, çok hızlı koşar, çünkü annesi kuştur. Türk ‘böri’ İngilizcede ‘bear’ olmuş. Ayrıca ‘börk’, ‘beret’ olmuş. Ayrıca ‘furry’ olmuş, ‘furious’ olmuş, ‘brute, brutal’ olmuş.

Tekrar kılıca ve ‘Excalibur’a gelelim. Onlarca Eski Türk destanında onlarca değişik kılıçtan söz edilir. Taşa saplanmış Excalibur gibi taş kesenler mi istersiniz. Yere vurunca ölümsüzlük suyu fışkırtanlar mı? Gece ateş, gündüz su olanlar… Savaş sırasında bir ağaç boyu uzayıverenler… Ruhu olanlar, yenilince ölenler… Bazı kahramanlar taştan doğarken ellerinde kılıçları vardır. Kazakların bir destanında kahramanın kılıcı “Ak Beren” (Excalibur?) adındadır. Gene, Kazakların başka bir destanında ‘Aksemser’ kılıcı kınından kendiliğinden çıkıp Alankay’a kötü şeyler olacağını haber verir. Buradan anlıyoruz ki ‘Ex-cali-bur’un başındaki ‘Ex’ pekala ‘Ak’, yani beyaz. Beren > bur / Beren: güçlü kuvvetli, en iyi kalite çelik / Ak-kıl-beren.

Peki ‘Odin’ kim? Vikinglerin, eski Germenlerin büyük Tanrısı. Eski Türkçe ‘od, ot’ (ateş) kökenli. Od > hot birbiriyle ilişkili. En eski formu Sümer güneş Tanrısı ‘Utu’dur. Oda > atrium > hut ve ‘otur’ (sit) sözcükleri de birbiriyle alakalı. Odun > wood. Ateş, kızma, kızgınlık, öfke, düşmanlık, kin gibi anlamlar taşıyan birçok sözcük, Türkçede olduğu gibi Avrupa dillerinde de aynı köklerden geliyor.

Bir de Sümer Tanrı kralı var, ‘Odin’in atası: Utna-Pishtim. Turkik bir isimdir. Ateşte pişen anlamındadır.

Dilbilimdeki Uydurmacılığın Ortak Paydası Hint – Avrupa Kuramı

Yabancı kaynaklara göre Æsir pantheonun ismiymiş ve Hint-Avrupa soyluymuş güya! Bu Hint-Avrupa denen şey daha ayrışmadan, ortaya çıkmadan var olan Türkik ‘Oz’dur. Yani Tanrıyla birleşen ruh. Simgesi Türkik “Oz damgası”dır (Swastika), en az 20 bin yıllık geçmişi vardır: Orta Amerika Kızılderililerinde yaygınlığından belli. Swastika sözcüğünün dış kaynak açıklamasında kök zaten ‘esu’ olarak gösteriliyor. Yine dış kaynağa göre ‘Esir’, ‘Os’un, yani Tanrının çoğuluymuş. ‘Asgard’ Tanrısal mekanın adı olarak, ‘As’ yani Tanrı, ‘gard’ yani ‘korur’muş! Asgard < Ozkorur… ‘Öz, es, esen, esin’ aynı kavramın Türkçedeki zengin çeşitlemelerinden bazılarıdır. Oz > esus (Keltce) > Jesus

Adolf Hitler şeytani amaçları için güçlü bir sembol seçmek istedi. Gamalı Haç’ın (Swastika – Oz tamga) Hristiyan haçından çok daha eski, çok daha etkileyici, motive edici ve çok daha korkutucu olduğunu biliyordu. Öte yandan Türklere sempatisini de gizlememiştir. Ancak sonunda Reichtag’a kızıl bayrağı dikenler de Kızıl Ordu’nun en ön saflarında dövüşen Türklerdi. Rakhimzhan Qoshqarbaev, Aleksei Kovalev, Abdulkhakim Ismailov… Orak-Çekiç haçın ve gamalı hacın yeni bir formudur. Acaba kendi Türkik soyunu dikkate almamış olan Lenin’in bu figürü beğenip kabul etmesinde Jung’un teorisine uygun yan ne kadar güçlü? Bence onun teorisinin başka bir ispatı.

Tanrısal Devler… Jötunn < Yutan

Eski Germen, İskandinav mitolojisinde Tanrısal devler var. Bu süper Alman mitolojik yaratığın da kökü “to eat”e dayanıyormuş! Yani yemeye, yutmaya… Jotun, Jötnar vb. oradan geliyormuş… Nedir bu? Apaçık işte, Türkçe ‘yut’. Latin ‘edo’, Fince ‘syöda, juoda’, Altay Türkçesinde ‘ide, ed’, başka bir biçimi ‘yut’. Türk mitolojisinde birkaç karşılığı var. Tepegöz, Ubur > vampire (obur > obese).

Kisamov’a göre İskandinav mitolojisinde Odin’in koruduğu ölüler diyarı ‘Walhalla’ da Türkçe ‘Öl-kalık’tır ve o bunu dilbilime göre açıklıyor.

Başka Germen, İskandinav Tanrıları ve Özellikleri

Balder: Aydınlık, barış, yeniden doğum ve adalet tanrısı. Eşi: Nanna. Türkçe ‘balkı’: parlama… Nanna < ana, nine / Buri: İlk tanrı ve Borr’un babası. Türkçe ‘bir’, yani ilk / Dagr: Gündüz tanrısı. Türkçe ‘doğ’ > day, tag / Eir: İyileştirme tanrısı. İyil-eşme > heal / Freyja, Frigg / Bereket, sağlık, aşk, güzellik, sihir, kehanet vb. tanrıçası. Evlilik ve annelik Tanrısı. Freyja, Frigg < ver, ber; bereket > fertility / Freyr: Erkeklik gücü tanrısı. Eşi: Gerd. Er, erlik, erkek > Freyr; Gerd < karı / Hel: İskandinav mitolojisindeki yer altı diyarı Hel’in kraliçesi. Öl, kıl (kesmek) > kill > hell / Jord: Yeryüzü tanrıçası. Yurt > Yort…

Saga: Tam olarak bilinmeyen bir tanrıça, Frigg’in başka bir ismi? ‘Saga’ aynı zamanda Orta Çağ’da Viking, Cermen ve İzlanda edebiyatında düz yazı anlatım türlerinden biridir. Geniş olarak ele alındığında “saga” terimi, her türlü düzyazı öykü veya tarihî anlatıyı kapsar. İzlandacada “söylemek” anlamına gelen “segja” eyleminden türediği söyleniyor. Söyle > say > saga; Türkçe ‘sak’ (akıl, baş, zihin)> saga, sagacious

Sjofn: Aşk tanrıçası. Sev… / Thor: Gök gürültüsü, fırtınalar ve savaş tanrısı. Kuzey Cermenleri’nin telaffuzu ile Thor, diğer Cermen halklarının telaffuzları ile Donar, Donner, Dunor, Thunor; çeşitli Cermen mitolojilerinde yer alan gök gürültüsü tanrısı. Eski Türkçe ‘Tar’ (kırmak, dağıtmak); Tarkan; Turgen-yev (hızlı, aceleci); tan; tansık; tını > tone; tur, tor (tağ, dağ)…

Vili: Üç yaratılış tanrısından biri. Biliş, seziş Tanrısı. Bil > feel / Aegir: Denizin hükümdarı. Ak, akar… / Elli: Yaşlılığın kişileşmiş hali. Ulu > old, eld…

Noel Baba ve Ayaz Ata

Noel Baba olgusu Antalya, Demre’li Aziz Nikolas’a dayandırılır. Bir kış, kar, kutup figürü olan Noel Baba gerçekten Demreli ise bu sıcak bölgeden kuzeyin soğuk bölgelerine sık sık seyahat için ren geyikli hava aracı mükemmel bir buluştur. Oysa Türk Kırgız ve Kazaklarda Ayaz Ata adında yerli orinali zaten var. Ruslarda da aynı figür var: Ded Moroz. Son zamanlarda bazıları çıktı ‘Ayaz Ata’ ‘uydurma bir figür’ dediler. Oysa Antalya sıcağının Aziz Nikola’sı karlar buzlar içinde ne arıyor diye bir kez sormadılar. Batı’nın ‘Hiperborea’ efsanesi vardır, kuzey kutbuna yakın bölgelerin söylencesi. Onu bile Eski Yunan’a mal ederler. Irkçı saçmalıktan boğuluyoruz. Türkçe ‘Ayas, ayaz’: Ay soğuğu, ay ışığı soğuğu, keskin soğuk demektir. Ayas > ice… ‘Hiperborea’nın ‘borea’sı da düpedüz Türkçe olan ‘bora’dan gelir.

Jung tarzı ‘Arketip’lerin bir bölümünü inceledik. Bu kavramın aslı da Türkçedir. Arche-type… Türkçe ‘arka’ hem geri, hem de geçmiş zamanlar anlamına gelir. Arka > arche, archaic… Tapga, tamga > stamp, type (başta boş ‘S’ kuralı).

Makalenin İngilizce daha geniş aslını okumak için: https://www.academia.edu/106097228/Intense_Turkic_Archetypes_in_European_Consciousness

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx