Darülaceze sakinlerinin ‘Aydın Baba’sı

Aslen Samsunlu olan, uzun yıllar İstanbul’da deri konfeksiyonlarında çalışan 60 yaşındaki Ayaz’ın yolu 5 yıl önce Darülaceze ile kesişti.

Hayatın bir şekilde Darülaceze’ye sürüklediği sakinlerini tanıdıkça ve hikayelerini dinledikçe onlarla daha güçlü bağlar kuran Ayaz, burada kalanların yıpranmış kıyafetlerini tamir ederken sohbeti ve dostluğuyla da yüreklerine dokunuyor.

Kiminin “Aydın Babası” kiminin “Aydın Abisi” kiminin ise “Aydın Kardeşi” olan Ayaz, Yaşlılar Haftası’nda Darülaceze’den geçen yol hikayesini AA’ya anlattı.

Ayaz, Darülaceze’ye 5 yıldır gönüllü geldiğini belirterek, “Her hafta çarşamba sabahı geliyorum, önce bütün sakinlerle tek tek selamlaşıyorum, ben onlara iyi geliyorum, onlar bana iyi geliyor. Buraya yolum nasıl düştü bilmiyorum ama iyi ki düşmüş, buraya gelmekle çok iyi etmişim. Burada sakinlerin yırtık, söküklerini tamir ediyorum, paçalarını dikiyorum. Ne gerekiyorsa her türlü tamir işlerini yapıyorum.” dedi.

Sadece dikiş dikmediğini, aynı zamanda Darülaceze’de adeta akü gibi şarj olduğunu dile getiren Ayaz, “Onların sohbeti varlığı beni de mutlu ediyor, dertleriyle dertlenip, sevinçleriyle seviniyorum. Beni bir abi, kardeş, arkadaş gibi seviyorlar.” ifadesini kullandı..

– “HERKESE BURAYA GÖNÜLLÜ GELİP, BU ATMOSFERİ YAŞAMLARINI TAVSİYE EDERİM”

Darülaceze’dekilerin çok samimi ve içten olduklarını aktaran Ayaz, sohbetlerde herkesin çok doğal ve içinden geldiği gibi konuştuğunu, sevgisini ve öfkesini de bütün doğallığıyla dile getirdiğini söyledi.

Ayaz, buraya geldiğini ailesinin dışında kimsenin bilmediğine işaret ederek, şöyle devam etti:

“Çünkü gizli kaldığında manevi hazzı daha çok oluyordu. Ancak farkındalık oluşturmak ve buradaki insanların dışardan gelenlerin sohbetine nasıl ihtiyaç duyduklarını ifade etmek için sizlere anlatmayı uygun buldum. Zira Darülaceze’ye gelen gönüllüler içinde hiç erkek yok, hepsi kadın. Erkeklerin de buraya gelip, meslekleri doğrultusunda Darülaceze sakinlerine yardımcı olmalarını çok isterim. Hem buradaki insanlara bir katkı sağlar hem de ruhlarına iyi gelir. Herkese buraya gönüllü olarak gelip bu atmosferi yaşamalarını tavsiye ederim. Ailem de bu konuda bana her zaman destek oluyor, onların desteği bana daha çok güç veriyor.”

Darülaceze sakinlerinin kendisini gördükleri zaman o günün çarşamba olduğunu anladığını anlatan Ayaz, “Gelen herkesin işini elimden geldiğince halletmeye çalışırım, kimseyi geri çevirmem. Bütün tamirat işlerini hallederim. Dikiş dikerken bir taraftan da onlarla sohbet ederim.” diye konuştu.

Ayaz, sohbet sırasında Darülaceze sakinlerine özel hayatlarıyla ilgili soru sorup rahatsız etmemeye özen gösterdiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Kendileri konuşmak isterlerse zaten anlatırlar. Anlatmak istemedikleri konulara girerek yaralarını deşmek istemiyorum. Onların dostluğunu ve güvenini kazanmak beni de mutlu ediyor. Onların her sohbeti bende saklı kalıyor ve hepsi ayrı ayrı bir yer ediyor manevi dünyamda. Burası gerçekten ders alınacak bir yer. Burada hayatı bütün yönleriyle görüyorsunuz. Mesela sakinlerinden biri sohbetimiz sırasında ‘Osmanbey’de çalışıyordum, her gün Darülaceze’nin önündün geçiyordum, bir gün buraya geleceğim hiç aklıma gelmezdi.’ dedi. Hayatın başımıza ne getireceğini kim bilir? O yüzden buradaki insanlar yaşadıklarından dolayı çok mütevazi ve doğaldır. Kısacası törpülenmiş, hayatın her halini görmüş insanlar. “

– “BİRLİKTE SAKİNLERİN YIRTIK VE SÖKÜKLERİNİ DİKİYORUZ”

Darülaceze’de 5 yıldır yaşayan 70 yaşındaki Maksut Bağcı, Ayaz’ın en büyük yardımcısı olduğunu söyledi.

Uzun yıllar terzilik yaptığını dile getiren Bağcı, “Aydın Bey geldiğinde birlikte sakinlerin yırtık ve söküklerini dikiyoruz, kıyafetlerini onarıyoruz. Mesela şimdi Aydın Bey ile sakinler, çamaşırlarını çamaşırhaneye kolay bir şekilde taşısın diye çanta dikiyoruz. Böylece hem vaktimi değerlendiriyorum hem de insanlara bir faydam dokunuyor, bu da beni mutlu ediyor. Aydın Bey’e sevgimiz, saygımız sonsuz. Mesleki anlamda da bana çok şey öğretiyor. ” değerlendirmesinde bulundu.

Gönüllü terziye “Aydın Baba” şeklinde hitap eden 57 yaşındaki Ayşe Yücel de 40 yıldır Darülaceze’de yaşadığını anlattı.

Yücel, burada sabunluk, atkı ve şal örüp vaktini değerlendirdiğini ifade ederek, şunları anlattı:

“Aydın Baba bizim neşemiz, her hafta o geldi mi, buranın yüzü gülüyor. Çok merhametli bir insan, ölünceye kadar benim babam olarak kalacak. Buradaki herkesin yırtığını, söküğünü dikiyor. Allah gönlüne göre versin, çok şefkatli bir insan. Bugün söküğüm vardı, getirdim, tamir etti. Hiç geri çevirmez bizi. Ben yurtta büyüdüm, kimsem yoktu. Burası benim annem babam oldu. Aydın Baba da bana babalık yaptı.”

– “HAFTADA BİR GÜN GELİYOR AMA O BİR GÜNDE BİR AYLIK İŞİ YAPIYOR”

Darülaceze’de 17 yıldır yaşayan ve takı tasarımı yapan 63 yaşındaki Selahattin Demir ise Ayaz ile geldiği ilk günden beri tanıştığını söyledi.

Ayaz’ın çok iyi bir insan olduğunu anlatan Demir, “Her hafta buraya geldiğinde insanların yardımına koşar, kimseyi geri çevirmez. Herkes için elinden geleni yapar. Bir kişiyi de geri çevirdiğini görmedim. Çok alçakgönüllü, herkesle dost olur. Haftada bir gün geliyor ama o bir günde bir aylık işi yapıyor. Aydın Abi’yi çok seviyoruz.” şeklinde konuştu.